8 Ağustos 2014 Cuma

İskender - Elif Şafak / Kitap Yorumu & Değerlendirme




Aşkı aramadan evvel, düşün bir, ya benden nasıl bir âşık olur ?

İnsanın sevdası karakterinin yansımasıdır.

Sen kavgacı isen, ha bire öfkeli aşkı da bir cenk gibi yaşarsın.
Gönlü pak olanın sevgisi de saf olur.

Şu hayatta insan en çok sevdiklerini acıtır.
En derin yaralar ailede açılır, kabuk tutsa bile kanar hikaye, içten içe...

Attığımız her adım, yaptığımız her işte, kendimizi yansıtırız.
Budur çözülmesi gereken bilmece...




İskender'e hakkında hiçbir şey bilmeden  konusunu dahi öğrenmeden başladım. Kitabın kapağında da Elif Şafak'ın erkek kılığına girmesiyle hani dram yoktur, eğlenceli bir kitaptır diye düşündüm fakat yanılmışım.
Bi kere bence kitap çok akıcı hani okurken insan sıkılmıyor. Anlaşılabilir bir biçimde yazılmış. Kitabın başından sonuna dek hep bir merak içerisindeydim. Aynı zamanda okuduğum ilk Elif Şafak kitabı ki kesinlikle devamı geliceek :)




^^ Kitap Urfa'nın bir köyünde doğan ikiz kardeşler Cemile ve Pembe etrafında şekilleniyor. Kitabın ismini de taşıyan erkek karakter İskender de Pembe'nin oğlu. Cidden birbirini takip eden olaylar öyle bi hal aldı ki okurken bazen ağzım açık kaldı, bazen üzüldüm, bazen kızdım ama ağzımın açık kalması daha ön planda sanırım :') Kitabın son bölümlerinde, bazı kısımlarda ( Spoiler vermek istiyorum ağağa :/ ) gözlerim doldu çok etkilendim cidden :/ Arka kapak dahil bir çok yorumu ve açıklamayı çok sevdim gerçekten. Kitap genel olarak acıklı bir hikaye kesinlikle :/ Fakat bu kitabın çok güzel olduğu gerçeğini değiştirmez tabii ki :')

Spoiler:
Bi kere İskender Hatiplerle takılmadan önce çok etkileyiciydi, çok hoşuma gitmişti. Kate'i çok utanç verici bir durumdan kurtarmıştı ve görünüşü de çok hoş anlatılmıştı :') Fakat sonra ona bir şeyler oldu ve cidden çok pişman olacağı bir şey yaptı... Annesini öldürdü. Aslında teyzesini öldürdü ki bunu kitabın sonunda anlıyoruz.
Cemile'nin kalbinin sağ tarafta olduğunu öğrendiğim an her şeyi anlamış bulundum ki, kitap sonlarını tahmin etmekle övünen ben ( aslında edemiyor !? ), böyle bir sonu hiçbir şekilde tahmin edemezdim. Cidden çok güzel bir kitaptı. Hepsinin başından geçen olaylar ayrı ayrı çok farklıydı, çok başkaydı. Pembe ve Elias'a üzüldüm çokça :( Adem ve Roksana'nın hayatları da çok farklıydı. Cemileye de çok üzüldüm öyle bir başına yapayalnız küçücük bi evde yaşamış filan :/ Adem'in sonunda intihar etmesi ve Roksana'nın buna şahit olması da bombaydı tabi ki. Asıl bomba Pembe öldü sanarken Cemile'nin ölmesiydi tabii ki. Cemile öldüğünde ve Pembe bunu görüp feryat ettiğinde kendimi tutamayıp ağladım azıcık :/
Yunus çok tatlıydı. Adem çok mal bir adamdı. Esma farklı bir kişilikti. Hı ayrıca İskender'in bu hapisteki zamanlarına çıkınca kendi annesinin de ölmüş olduğunu öğrenmesine çok üzüldüm :/ Ama düşününce okuduğum bi kaç yoruma katılarak ben de kitabın bazı sorularının eksik kaldığını düşünüyorum :/
Spoiler Sonu

Kitapta insan eşitliğine, töre ve namus uğruna işlenen bir cinayet örneğine yer veren Elif Şafak'ı çok takdir ettim bu arada. Birazcık spoiler oldu kusura bakmayıın.





Alıntılar :

Feci baba insanın boğazına takılı kılçık gibidir. Ne tükürüp atabilirsin, ne yutup sindirebilirsin. Bir şekilde kurtulsan bile geride bir iz kalır mutlaka, dışarıdan bakanların göremediği ama senin hep hissettiğin bir çentik etinde. Feci baban olacağına hiç olmasın daha iyi.
İskender Toprak
Shrewsbury Hapishanesi 1991
 
 
 
 
 
 
~ Pembe hayatında hiç ırkçı birine rastlamamıştı ve insanın bir başkasından sırf derisinin rengi, dini ya da sınıfı nedeniyle nefret edilebileceği fikrine tamamen yabancıydı.
~ Eğer Allah bütün insanları aynı yaratmak istese öyle yapardı mutlaka. Pembe O'nun takdirine güveniyordu. İnsanları olduğu gibi kabul etmek O'nun kutsal düzenine saygı göstermek demekti.
 


 
 
 
 
 ~ Kelimeler de insanlar gibi gezermiş meğer. Uzaklara, hem de çok uzaklara ulaşırlarmış.
 
~ Sen nasıl görürsen odur hakikat.
 
~ Kalbinin sırçadan olduğunu bilseler muhakkak kırarlardı.
 
~ Öldüğümüzde ruhumuz bedenimizi terk edip bir uçan balon gibi derhal gökyüzüne mi yükselir acaba? Yoksa biraz oyalanır mı etrafta? Annemin ruhu oralarda mıydı ben sokak ortasında dehşet içinde dikilirken? Ona sapladığım bıçağı geri çekişimi seyretti mi?
 
~~~~~~
 
Bi yorumun daha sonuna geldiim :) Kitabı ben genel olarak beğendim. Sadece cevapsız kalan sorular ve olay bittikten sonra ortaya kalan sade son nedeniyle 1 puan kırdım :/ Yine de tavsiye ediyorum :) Bu arada bu kitap İngilizce'den Türkçe'ye çevrilmiştir.
İyi Okumalaar :D xx
 
 
Sayfa Sayısı : 443                Puanım : 4
 
 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...