2 Nisan 2018 Pazartesi

Kitap Yorumu: Iyi Kız - Mary Kubica


İyi bir insan olup olmadığıma karar verecek olanlar kim? Ailem mi? Arkadaşlarım mı? Yoksa ne yaşadığıma dair en ufak bir fikri bile olmayan etrafımdaki insan kalabalığı mı? 
Tabii ki hiçbiri...
İyi ya da kötü biri olduğumu benden başka kimse bilemez.
 Nüfuzlu bir ailenin kızı olan resim öğretmeni Mia, esrarengiz bir yabancıyla barda tanıştığı gece ortadan kaybolur. Genç kız aylar sonra ıssız bir kulübede bulunur, ancak o eski Mia değildir artık. Tamamen değişmiştir ve yaşadıklarına dair bölük pörçük parçalar hatırlamaktadır. En tuhaf olansa, kendini artık Chloe olarak tanıtmasıdır. Peki kimdir bu Chole denilen kız? Ve Mia neden kendisine bu isimle hitap edilmesini istemektedir? 
Bu soruların cevabını hiç kimse bilmemektedir. İşin aslı, Mia'ya dair bilinmeyenlerden yalnızca biridir bu... 17 ülkede yayınlanan, zekice kurgulanmış sıra dışı hikâyesiyle İyi Kız, kusursuz ailelerin bile göründükleri kadar mükemmel olmadıklarını kanıtlar nitelikte çarpıcı bir ilk roman.




Herkese merhabaa!

İyi Kız..... Demek istediğim çok şey var fakat ne kadarını buraya dökebilirim bilmiyorum. Hakkında hiçbir bilgim yoktu, okumaya başladım. Okudukça elimden bırakamadım ve beni i-na-nıl-maz sardı.
Hiçbir sayfasında sıkılmadım ve 460 sayfa boyunca nefesimi tutup sonuna gelmeyi bekledim.







Kitabımızdan kısaca bahsedecek olursam:

Mia, barda tanıştığı Colin tarafından kaçırılıp ormanın içinde küçücük bir kulübede haftalarca hapsediliyor. Bulunduğunda ise tüm hafızasının silinmiş olduğu farkediliyor. Tek söyleyebildiği şey "İsmim Chloe".
Mia'nın babası ülkenin en ünlü yargıcı. Bu sebeple bu kaçırılma olayı tüm ülkede yankı uyandırıyor. Davaya özel dedektif tutuluyor. Dedektifimiz de Gabe adında bir adam. İşte kitap; Dedektif Gabe, Colin ve Mia'nın annesi Eve'in ağzından -Geçmiş olaylar ve Şimdiki olaylar- şeklinde okuyucuya aktarılıyor.



Ne spoiler vereceğim ne ayrıntı vereceğim. Sadece gidin, alın ve okuyun. Sevmediğim birkaç küçük kısımları vardı fakat kitabı bitirdiğimde diyebildiğim tek şey "oha!!!" oldu. (Bir miktar ağladım)(Bir miktardan biraz fazla ağladım)
Ben çok etkilendim ve neden bilmiyorum tüm duyguları içimde hissettim, okurken her şeyi yaşadım. Velhasıl içtenlikle heeerkese öneriyorum.
Sadece gidin, alın, okuyun.


Here without you TAM OLARAK COLIN-MIA



Alıntılar

"Şu anda dünyanın başka bir ucunda savaş olduğuna inanmak imkânsız.
İnsanlar açlıktan ölüyor. Çocuklar istismar ediliyor. Medeniyetten kopmuşuz.
Bir çocuğun çalkaladığı kar küresinin içindeki iki minik figürüz." diyor.
Söylediğini hayal ediyorum. Simli kar taneleri etrafımızı kuşatırken kendi küremizin içindeki seramik tepeciklerin arasında dolaşıyoruz.

~~~~

"Seni görmedim." diye fısıldıyor. "Görseydim hatırlardım."

~~~~

Çoğu insan korkuya karşı verilecek iki tepki olduğunu zanneder: Kaç ya da savaş. Oysa kötü durumlar karşısında verilebilecek üçüncü bir tepki daha var: Donakalmak. Araba farının aydınlattığı geyik gibi.

~~~~

Mükemmel olan onun bana bakışı ve adımı söyleyiş şekli. Elleriyle saçlarımı okşayışı.

~~~~

Eskiden gecenin bilinmezliğine ve güneşin uykuya dalmasıyla birlikte ortaya çıkan bütün o ihtimallere hayran olduğunu söylüyor. Oysa şimdi karanlıktan, ipek perdelerin öteki tarafında kalan bütün o isimsiz şeylerin hepsinden ödü kopuyor.

Yazar: Mary Kubica
Sayfa Sayısı: 462
Yayınevi: Martı
Puanım: 5



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...